Bologna tarih boyunca İtalya’nın önemli bir kültür ve ekonomi merkezi olmuştur. Sırasıyla Etrüskler, Keltler ve Romalılar tarafından yönetilen şehir günümüzde turistik yerleriyle dikkatimizi çekiyor.

Bologna gezilecek yerler yazımızda şehri keşfe çıkmak isteyenler için küçük ipuçları bıraktık. Bologna’nın ekonomisinin büyük kısmı imalat endüstrisine dayalı. Güçlü finansa sahip diyebiliriz. Dahası, konumundan dolayı ulaşım yollarının üzerinde bulunuyor. Bologna’ya gelmek veya buradan başka yerlere gitmek rahat. Bir de kültürel mekanları ve harika mimariyi göz önüne alırsak, burada tatil yapmamak için bir neden göremiyoruz.

#1 Bologna Gezilecek Yerler

Piazza Maggiore

Piazza Maggiore

Bologna gezinize buradan başlayabilirsiniz. Orta Çağ döneminde devleti yönetenler Maggiore’de bulunuyordu. Meydanın etrafında da pazar yerleri vardı. Büyük bir alana sahip olmasından dolayı birçok insan Maggiore’yi tercih etmiş. Palazzo del Podesta gibi önemli anıtlar inşa edildiği için tarihi önemi de fazladır. Avrupa’daki en büyük koleksiyona sahip kütüphanelerden biri de buradadır.

Bir gezgin gözünden güzel bir mekan olduğunu söyleyebiliriz. Mola vereceğiniz kafeler, zaman geçireceğiniz yerel dükkanlar, alışveriş yapabileceğiniz butik mağazalar göreceksiniz. Yerel halk ile tanışma fırsatını kaçırmayın 🙂

İkiz Kule

İkiz Kule

Bologna’ya Orta Çağ’ın Manhattan’ı denirse Torri degli Asinelli e Garisenda kesinlikle ikiz kuleler olur. Kentin girişinde, kritik bir konumda yükselen kuleler, o tarihlerde askeri işlev görüyordu.

11. yüzyılda inşa edilen Asinelli Kulesi yaklaşık 100 metredir ve Bologna’daki en yüksek kuledir. En tepeye ulaşmak için 498 merdiven çıkmalınız. Böylece şehrin sokakların, tepelerini, anıtlarını kolayca seçebilirsiniz. Ayrıca bu kulede birçok bilimsel gözlem de yapılmıştır.

Yine 11. yüzyılda temeli atılan Garisenda Kulesi 47 metre yüksekliğindedir. Planlamanın başında 60 metre olarak düşünülmüş ancak güvenlik sebeplerinden dolayı 47 metreye çekilmiş. İki kule de 360 derecelik bir seyir zevki sunuyor. Bologna’ya yukarıdan bakmak isterseniz ikiz kulelere çıkabilirsiniz.

Piazza Santo Stefano

Piazza Santo Stefano

Yedi dini bina içeren kompleks oldukça eskidir ve birkaç restorasyon geçirmiştir. Bu restorasyonlarda dört kilisenin görünümü değişmiş. Hemen girişte 8. yüzyılda yapılan Crucifix Kilisesi bulunuyor. 14. yüzyılda önemli işlere ev sahipliği yaptığından dolayı bu anları anlatan heykeller Crucifix’e bırakılmış.

Kompleksteki diğer kiliselerde de freskler, mozaikler, tasvirler göz alıcıdır. Birini öne çıkararak diğerlerini geri planda bırakmak haksızlık olacaktır. Bologna’da tatil yaparsanız her birine zaman ayırmanızı tavsiye ediyoruz.

Nettuna Çeşmesi

Nettuna Çeşmesi

Piazza Maggiore’deki büyük heykeli (çeşme) fark etmemek imkansız! Giambologna olarak da bilinen Jean de Boulone tarafından tasarlanan çeşme, zahmetlerle yapılmış. Sanatçı bu eserinde Lord Neptune’ün bronz figürünü 4 kıtanın nehrini temsil eden meleklerle görüntülemiş. Bunlar; Amazon, Dandu, Nil ve Ganj’dır.

Çeşme bir zamanlar Neptün gibi iktidardaki Papa’nın gücünü de ima etti. Şehirde yüzlerce çeşme olmasına rağmen turistlerin en çok ilgi gösterdiği yer burasıdır. Jean de Boulone’un tasarımına dikkatli bakacak olursanız Maserati’nin logosuna da ilham verdiğini anlayacaksınız.

San Petronio Bazilikası

San Petronio Bazilikası

1390’da inşa edilen San Petronio Bazilikası, Avrupa’nın en büyük altıncı kilisesi olarak bilinir. Bazilikanın dünyanın en büyük olması planlanmış ama bu fikir daha sonra Papa’nın hoşuna gitmemiş. Bu fikir üzerinde birlik sağlansaydı bugün belki de San Petronio’yu dünyanın enleri arasında görecektik.

Bazilika en büyük olamamış ama harika mimari üsluplarla bezenmiş. Jacopo della Quercia, il Vignola, Baldassarre Peruzzi, il Palladio ve Giacomo Rainaldi gibi isimler bu mimariye katkı vermiş. Sadece mimari açıdan düşünmemek lazım. Dikkatli incelerseniz bilimsel hesaplamalarla ilerlendiğini de göreceksiniz.

Kısacası San Petronio Bazilikası dini temanın güzelce işlendiği, başarılı çalışmaların yer aldığı bir yerdir.

Archiginnasio of Bologna

Archiginnasio of Bologna

Eğitim ve öğretim insanlığın gelişmesi için olmazsa olmazdır. Bilgilerin gelecek nesillere aktarılabilmesi için okullara ihtiyaç var. Eskiden bir şekilde öğrenim sağlanıyordu ancak üniversite gibi kapsamlı bir eğitim yeri düşünülmemişti. Bologna bu konuda örnek olmuştur. Avrupa’nın ilk üniversitesi bu şehirde inşa edildi. Ne yazık ki bombalamalar sonucunda harap oldu. Şimdi ise kütüphane olarak kullanılıyor.

Biblioteca Salaborsa

Biblioteca Salaborsa

Multimedya kütüphanesidir. Kitap, gazete, CD, dergi, data bankası WiFi ile tek bir çatı altında toplanmıştır. Buna ek olarak arkeolojik kalıntılar da sergilenir. Modern hizmetlerle tarihi kalıntıların birleştiği yer başka bir atmosfer sunuyor.

Devasa koleksiyonda 300 bin kitap, 18 bin DVD gibi uçuk rakamlar var. Ufak bir bağış karşılığında özel yerleri görebilirsiniz. Güne kahve içip gazete okuyarak başlamak için ideal bir noktadır.

Sanctuary of the Madonna Di San Luca

Sanctuary of the Madonna Di San Luca

Kilisenin tasarımı Carlo Francesco ve oğlu Giovanni Giocomo’ya aittir. Artwork kısmında ise Domenico Pestrini, Donato Creti, Guido Reni, Guiseppe Maria Mazza, Guercino ve Anggelp Pio gibi isimler var. Dini ziyaretler ilginizi çekiyorsa ve tatilinizi bu yönde düşündüyseniz gezilecek yerler listenize burayı eklemelisiniz. Hem dışarıdan hem içeriden büyüleyici ve etki altında bırakan noktaları var.

Ducati Müzesi

Ducati Müzesi

Ducati Müzesi, 2001 yılında gençleri eğitme ve müzeye tamamen yeni bir boyut kazandırma misyonuyla yola çıktı. Geçmişin hatırlanması ve geleceğin üretim çizgini görmek için çalışmalar yapılıyor.

Ducati motosikletlerini özel kılan kavramlara ve felsefeye tanık olmak için müzeyi ziyaret eden binlerce turist var. Markanın kendi geliştirdiği teknolojileri detaylı şekilde de görebiliyorsunuz. Rehberli turlarda daha detaylı bilgi almanız mümkün.

Bologna Tarihi Müzesi

Bologna Tarihi Müzesi

Dikkate değer derecede eğitici bir müzedir. Bologna’nın her karış toprağını önemseyen müzede arkeolojik buluntular, multimedya sergiler, grafikleştirilmiş bilgiler gibi şeyler yer alıyor. İç kısımlara doğru giderken daha enteresan çalışmalarla karşılaşacaksınız. Hepsini burada anlatmayalım. Sürprizi kaçmasın 🙂

Santa Maria Della Vita

Santa Maria Della Vita
Santa Maria Della Vita

Bologna’nın en zarif eserlerinden biridir. Barok mimarisi ve pişmiş topraktan yapılan heykeller sizi şaşırtacak. S. Maria della Vita tarafından yaptırılan kilise 13. yüzyıl ile tarihlendiriliyor.

Bologna Arkeoloji Müzesi

Bologna Arkeoloji Müzesi

Şehrin kalbinde bulunan güzel bir müze olan arkeoloji müzesi, çağlar boyunca şehrin tarihine muhteşem bir bakış açısı sunar. Piazza Maggiore’de bulunan müzeye kolayca ulaşabiliyorsunuz.

Çok sayıda koleksiyon 9 bölüme ayrılmış. Tarih Öncesi, Etrüsk, Kelt, Yunan, Roma, Mısır ve Nümizmatik bunlardan bazılarıdır. Koleksiyon geniş olduğu için saatlerce eserleri dolaşabilirsiniz.

Bologna Ulusal Galerisi

Bologna Ulusal Galerisi

Galeri gerçekten Bologna’nın tarihine ışık tutan nitelikte dizayn edilmiş. 13. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar uzanan tablolar baş döndürücü güzellikte. Eski üniversite kompleksinin sınırları içinde yer alan müze, şehir merkezi ve Piazza Maggiore’ye kolayca ulaşılabilecek mesafede.

İki ana bölüme ayrılan müzede Accademia Clementina ve Güzel Sanatlar Akademisi bulunur. Bunlardan ilki 13. yüzyıldan kalma harika Bizans resimlerini içerirken ikincisi daha sonraki yılları kapsar.

La Piazzola Market

La Piazzola Market

Bu tarihi pazar Bologna’da bir gelenek olarak sürdürülmektedir. Yerli halk ile turistlerin eğlenceli bir şekilde kaynaştığı bir yerdir. 400’den fazla tezgahın bulunduğu market, Piazza dell Agosto’da kuruluyor ve gittikçe daha da popüler oluyor.

Pazarda kıyafet, ayakkabı, moda aksesuarları, çiçekler, çanak çömlek ve mücevher gibi her şeyi bulabilirsiniz. Sıkı pazarlık anlarını izlerken eğleneceğinizi garanti ederiz 🙂

Monte della Guardia

Monte della Guardia

Bu ormanlık tepe kentten fantastik bir kaçış sağlıyor. Yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunur. Tepe noktasından Bologna’nın ve çevresindeki bölgelerin benzersiz panoramik manzaraları ile karşılaşacaksınız. Ayrıca, San Luca Maddona‘nın enfes kutsal alanı da bu tepe noktasında yer alıyor.

Torre Prendiparte

Torre Prendiparte
Aerial view of the Torre Prendiparte tower in the city of Bologna, Italy

Daha önce de belirttiğimiz gibi Bologna, Orta Çağ’da bir zamanlar uzun boylu, dar yapılı kulelerle doluydu. Bugüne orjinal yapılardan yalnızca bir avuç kalmış. Biri de Torre Prendiparte’dir.

12. yüzyılda inşa edilen kule 59.50 metre yüksekliğinde. Şimdi ise kahvaltı işletmesine sahiptir. Kulenin katlarını gezebilir ve en üste çıkabilirsiniz.

Oratory of Battuti

Oratory of Battuti

Santa Maria della Vita Kilisesi’nin içinde küçük bir şapel olan Oratory, muazzam miktarda tasarım ve dekorasyona sahiptir. Bologna’da nadir görülen güzelliği var. 1604’te inşa edilen Oratory, Floriano Ambrosini tarafından tasarlanmış.

Aziz Proculus ve St. Petronius‘un heykelleri ve güzel fresk çeşitleri de dahil olmak üzere sayısız heykel bu yapının içinde yer alıyor. Duvarlardaki dini tasvirler bütün bir hikayenin ince detayları olarak göz kamaştırıyor.

Ustica Anı Müzesi

Ustica Anısı Müzesi, Ustica afetine adanan duygusal bir müzedir. 1980’de Palermo’ya 81 yolcu ile yola çıkan Douglas DC-9 uçağı esrarengiz bir şekilde parçalandı ve uçaktaki herkes hayatını kaybetti. Uçağın nasıl parçalandığı hâlâ araştırılır ve tartışılır.

Müzenin içinde hayata veda edenlserin fotoğrafları ve DC-9’dan geri kalanlar sergileniyor. Ustica Müzesi, acısı olan ailelere moral vermesi için düşünülmüş bir projedir.

*Bologna’daki konaklama seçeneklerini incelemek ve otellerle ilgili fikir almak isterseniz Bologna’da nerede kalınır? Otel tavsiyeleri başlıklı yazımız incelemenizi öneriyoruz.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.