Ağva

Doğu Anadolu Bölgesi’nde ve İran sınırında yer alan Ağrı, adını tarih boyunca birçok efsaneye konu olan Ağrı Dağı’ndan alıyor.  Ağrı, Hitit dönemine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olmakla birlikte, Türk tarihi bakımından da önemli bir yere sahip. Selçuklu döneminden kalan saray ve medreseler, Ağrı’nın tarihi mirasında önemli bir yer işgal ediyor. Kültürel turizm ile birlikte, şehirde bulunan kayak merkezleri bölgenin turistik değerini ciddi anlamda arttırıyor. Türkiye’nin deniz mesafesine göre en yüksek şehirlerinden biri olan Ağrı, 11.376 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip. 2015 sayımlarına göre nüfusu 549.435 olan tespit edilen Ağrı’da bu nüfusun %58’i şehir ve ilçe merkezlerine ikamet ediyor. Tarım ve hayvancılık, kentin en önemli gelir kaynakları olarak bilinmekte. Bataklık arazilerinin yoğun olması, pirinç, çavdar gibi suda yetişen bitkilerin büyümesine ve bölgenin bu bitkilerin tarımında önem kazanmasına yardımcı oluyor. Tarım faaliyetleri genellikle Murad Suyu bataklığı civarında yoğunlaşmış durumda. Madencilik de kentin en önemli gelir kaynaklarından biri. Türkiye’deki asbest, kükürt ve ponzataşı rezervlerinin önemli bir kısmı Ağrı’da yer alıyor. Yapılan arkeolojik çalışmalar, Urartu döneminde burada birçok kale ve yol inşa edildiğini gösteriyor. Ağrı’nın bu dönemde hem ticari hem de askeri açıdan önemli bir merkez olduğu tahmin ediliyor. Şehrin Türk tarihi açısından çok daha önemli bir yere sahip olduğunu söylemek mümkün. Burası Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sonra Türklerin Anadolu’da yerleştikleri ilk bölgelerden biri olarak biliniyor. Zaman zaman Moğol işgaline uğrayan Ağrı’da 1514’e kadar Selçuklular ve Anadolu beylikleri egemen oldu. 1514’te Yavuz Sultan Selim döneminde yapılan Çaldıran Muharabesi’nden sonra Osmanlı topraklarına dâhil edildi. I. Dünya Savaşı’nda Rusların eline geçmiş olsa da, 1921’de Sovyetler Birliği ile yapılan anlaşma sonucu Türkiye sınırlarına dâhil edildi. Şehre adını veren Ağrı Dağı, gezilecek yerlerin başında yer alıyor. Tarih boyunca birçok medeniyet için önemli bir nokta olan dağ, hem doğal hem de tarihi miras olarak kabul ediliyor. Tevrat’ta Nuh Tufanı ile ilgili kısımda adı geçen Ararat Dağı’nın burası olduğu tahmin edilmekte ve burada Nuh’un gemisinden parçalar olduğu rivayet ediliyor. Doğubeyazıt ilçesinde yer alan İshak Paşa Sarayı’da Ağrı’nın kültürel mirasında önemli bir yere sahip. 1685 yılında bir külliye olarak inşa edilen İshak Paşa Sarayı, Osmanlı mimarisinden günümüze kalan en önemli eserlerden biri olarak kabul edilmekte. Mimarisinde Selçuklu ve İran esintileri olan bu saray, Ağrı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. Ağrı’da şehir içi ulaşım fiyatları diğer kentlere göre oldukça uygun. Şehir merkezindeki noktalara belediye otobüsleri ve minibüsler ile 1 lira gibi düşük bir ulaşım bedeliyle ulaşılabiliyor. Ağrı’da aynı zamanda Ankara ve İstanbul üzerinden sefer kabul eden havaalanı bulunuyor. Ancak bu havaalanına haftada 14 sefer düzenlendiği için, havayolu ulaşımı her zaman mümkün olmayabiliyor.

SON EKLENENLER