kırklareli tarihi yerleri

Kırklareli, Trakya Bölgesi’nin tarihi yerleriyle ünlü bir şehri…

Kırklareli, 351.684 nüfusuyla Trakya bölgesinin sakin ve güzel şehirlerinden biri. Son yıllarda İğneada ve Kıyıköy ile yaz turizminin önemli bir noktası haline gelen şehir, kültür turizmine de oldukça elverişli.

Gerek Osmanlı Dönemi, gerekse diğer medeniyetlerden kalan eserler Kırklareli’nin kültür mirasını oluşturuyor. Kırklareli’nin tarihi dokusunu anlatan, Osmanlı mimarisi camiler ve köprüler şehrin en değerli hazineleri. Diğer yandan Roma ve Bizans dönemlerine ait kalelere de sıklıkla rastlayacağınızdan emin olabilirsiniz. Dilerseniz sözü fazla uzatmadan Kırklareli’nin tarihi yerlerini inceleyelim;

Kaleler

1- Vize Kalesi

vize kalesi

Vize ilçe merkezinde yer alan Vize Kalesi, 4 metre yüksekliğinde taş bloklardan oluşmuş tarihi bir yapıdır. Günümüze kale yapısının surlarından çok az bir bölüm kalmıştır. Kentin en yüksek tepesinde akropolde olan kalenin, ovaya doğru uzanan kalıntıları günümüze kadar gelmiş. Kalenin yapım tarihinin ise Roma döneminin M.Ö 72-76 yıllarına dayandığı biliniyor.

2- Pınarhisar Kalesi

pınarhisar kalesi

Bizans döneminde inşa edildiği bilinen Pınarhisar Kalesi, Osmanlı döneminde revize çalışmalarından geçmiş ve bugünkü halini almıştır. Kale ilçenin kuzeyinde çevreyi gözlemleyebileceğiniz bir tepede yer almaktadır. Kalenin devamında ise ilçe merkezine inen sur duvarlarının kalıntılarını görebilirsiniz.

3- Kıyıköy Kalesi

kıyıköy kalesi

Bizans dönemine ait Kıyıköy Kalesi, 6. yüzyılda yapılmış şehrin en eski tarihi yapılarından biri. 9. ve 10. yüzyıllarda onarılan kalenin, 6 metreye kadar yükselen surları bulunuyor.

Mağaralar

4- Monopetra Kayalıkları

monopetra kayalıkları

Vize ilçesinde bir ormanın içerisinde bir kale gibi yükselen Monopetra Kayalıkları, bölgede eşkıyalara sığınma noktası olarak bilindiğinden dolayı, Eşkıya Kayaları olarak da anılır. Bulgarca’da, Monopetra ‘’tek kaya’’ anlamına gelmektedir. Kayalıklarının olduğu bölgenin hemen aşağısı İğneada Limanı’na ulaşan bir antik ticaret yolu bulunmaktadır.

5- Kıyıköy Mağarası

kıyıköy mağarası

Vize ilçesine bağlı Kıyıköy kasabasının 2 kilometre güneyinde yer alan Kıyıköy Mağarası, bölgenin en eski tarihi yerlerinden biridir. Büyük Kurudere olarak bilinen akarsu yatağının yamacında yer alan Kıyıköy Mağarası, 25 metre yüksekliğindeki bir yamaçta yer alır.

Ulaşımı biraz zahmetli olsa da kısa bir yürüyüşten sonra göreceğiniz manzaralara değdiğini göreceksiniz. Mağara içerisinde kırmızı ve kahverengi mağara kelebekleri ile yarasalar yaşıyor.

6- Yanasu Mağarası

yanasu mağarası

Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Baklaya Köyü’nde yer alan Yanasu Mağarası, Trakya Bölgesi’nin en büyük üçüncü mağarası olarak kayıtlara geçmiş. Sarkıt ve dikitlerin her yanını sardığı doğal oluşumlu mağara, damlataş havuzu ile de görenleri kendine hayran bırakıyor.

7- Dupnisa Mağarası

dupnisa mağarası

TürkiyeBulgaristan sınırında yer alan Dupnisa Mağarası, Trakya’nın turizme açılan ilk ve tek mağarasıdır.  Yeşilin her tonunu görebileceğiniz ağaçlarla kaplı bölgede yer alan mağara, iki kat ve üç mağaradan oluşmuştur.

Toplam uzunluğu 2 bin 720 metre olan mağara sisteminin üst katını Kuru ve Kız Mağaraları oluştururken 50-60 metre aşağısında Sulu Mağarası yer almaktadır. 2003 yılında turizme açılan Dupnisa Mağaraları, içerisinde yer alan 450 metrelik yürüyüş iskelesi ve aydınlatma sistemiyle konforlu gezi imkanı sunmaktadır.

Dini Yerler

8- Vize Küçük Ayasofya

vize küçük ayasofya

İstanbul‘un fethi için stratejik bir nokta olan Vize, fethedildikten sonra Küçük Ayasofya Kilisesi, Gazi Süleyman Paşa Camii’ne dönüştürülmüş. 6. yüzyılda Jüstinyen döneminde inşa edilen yapı 8 asır boyunca kilise olarak hizmet vermiş. Bizans mimarisinin özelliklerinin görüldüğü yapıya, daha sonradan minare ve mihrap eklenmiştir. Kubbesi bulunmayan Küçük Ayasofya’nın hala bir kiliseyi andırdığını söyleyebiliriz.

Yapılan değişiklikler ve geçen uzun zaman, bu ibadethanede bazı hasarlar meydana getirmiş. Daha kötüsü bir dönem yıkılmaya yüz tuttuğunda, ehil olmayan kişiler tarafından restore edilmeye çalışılmış. Neyse ki 1997 yılında Kırklareli Müzesi ve Trakya Üniversitesi’nin girişimleriyle Küçük Ayasofya düzenlenmiş ve 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun olarak restore edilmiş.

9- Kıyıköy Ayanikola Manastırı

kıyıköy ayanikola manastırı

Vize’de Bizans dönemine ait bir başka eser olan Ayanikola Manastırı, 6. yüzyılda yapılmıştır. Kıyıköy kasabasındaki manastır, kayaların oyulmasıyla yapılan ibadethanelerin en güzel örneklerinden biridir. Bodrumda Hristiyanlarca kutsal kabul edilen ayazma, zemin katında bir kilise ve üst kata keşişlerin vakit geçirdiği bir alan bulunuyor.

19. yüzyılda Rumlar tarafından yapılan eklemeler ise günümüze ulaşmamıştır. Bir sahil ve balıkçı kasabası olan Kıyıköy’e yolunuz düşerse, tarihe dokunmak için Ayanikola Manastırı’nı ziyaret etmenizi öneriyoruz.

10- Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi

sokullu mehmet paşa külliyesi

Rivayete göre Osmanlı’nın en az padişahlar kadar bilinen sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa, 14 yaşında devşirilerek Topkapı Sarayı’na getirilir. Bu uzun yolu katederken yorulurlar ve Lüleburgaz’da dururlar. Orada yaşayan bir kadın da Sokullu Mehmet Paşa’ya yemesi için bir şeyler verir.

Sokullu, devlet kademelerinde yükselse bile, kendisine yapılan bu iyiliği unutmaz ve Lüleburgaz’a bir külliye yapılmasını ister. Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlığını yaptığı dönemde, tarihin en büyük mimarlarından biri olan Mimar Sinan yaşamaktadır. Gerisi malum; günümüzde hala dimdik duran muazzam bir külliye, Lüleburgaz’ın siluetini süslüyor.

11- Cedit Ali Paşa Cami

cedit ali paşa camiİstanbul Edirne yolu üzerinde karşınıza çıkacak Cedid Ali Paşa Cami, Kırklareli’ne bağlı Babaeski ilçesinin tarihi güzelliklerinden biri.  1832 yılında restore çalışmalarından geçen caminin 1555 yılında Cedid Ali Paşa tarafından Koca Sinan’a yaptırıldığı biliniyor. Üzeri kurşun kaplı büyük bir kubbe ile örtülü caminin, birbirine eklenmiş iki son cemaat yeri bulunur. Edirne’deki Selimiye Cami’nin minyatürü olarak karşımıza çıkan Cedid Ali Paşa Cami’ni ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

12- Zindan Baba Türbesi

zindan baba türbesi

Lüleburgaz ilçesinde yer alan Zindan Baba Türbesi, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yer alan zindanlardan biridir. İlçe Hükümet Konağı’nın hemen yanında yer alan türbe, Bursa’daki türbeleri anımsatan mimariye sahiptir. Geçmiş yıllarda Bulgar ve Yunan askerleri tarafından tahrip edilmesine rağmen varlığını korumuştur.

13- Hızırbey Cami

hızırbey cami

1383 yılında Köse Mihalzade Hızır Bey tarafından yaptırılan Hızırbey Cami, kent merkezinde çarşı içerisinde yer alan Osmanlı Dönemi’nden kalma tarihi bir yapıdır. Kare planlı caminin kentin en sık ziyaret edilen ibadet noktalarından biri olması bir yana kubbe kasnağı, minaresi ve duvarların dış yüzleri, yapıldığı dönemin mimarisini yansıtır.

Aynı anda bin kişinin ibadet edebileceği kapasiteye sahip cami,ye sonradan dikdörtgen planlı son cemaat yeri eklenmiş ve kapasitesi genişletilmiş. 1824 ve 1887 yılında onarım çalışmalarından geçtikten sonra uzun yıllar ibadete açık kalmış, 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon çalışmalarından geçmiştir.

14- Kadı Cami

kadı cami

2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore çalışmalarından geçen ve minaresi tamamen yenilenen Kadı Cami, Kırklareli’nin merkez camilerinden biri. Hızır Bey Cami’ne göre daha küçük kapasiteli caminin kapasitesi 200 kişidir. 1577 yılında Emin Ali Çelebi tarafından yaptırılmış.

Diğer Tarihi Yerler

15- İğneada Limanköy

iğneada limaköy

Yaz kış bambaşka manzaralara ev sahipliği yapan İğneada’ya bağlı Limanköy, gölleri, şelaleleri ve yemyeşil ormanlarıyla yılın her mevsimi mutluluk vaat eden bir yer. 150 yıl önce kurulduğu bilinen köy, Kırklareli’nin tarihi dokusunu yansıtan miraslardan biri aynı zamanda.

Yıldız Dağları’nın eteklerinde cennetten bir köşe olan Limanköy’ün 20 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi de görülmeye değer. Hikayeye göre bundan tam 150 yıl önce Romanya’dan göç eden topluluk, Limanköy Feneri’nde yaşayan bir adamla karşılaşır. Adam burada yalnız kalmak istemediği için gelen göçmenleri köyde kalmaları konusunda ikna eder ve göçmenler yerleşirler. Günümüzde nüfusu 500’ü aşmayan sakin ve huzurlu bir atmosfer sunar.

16- Babaeski Köprüsü

babaeski köprüsü

IV. Murad zamanında inşa edilen Babaeski Köprüsü, ismini üzerinde yer aldığı Babaeski Deresi’nden almıştır. 6 sivri kemeri ve iki geniş gözü bulunan köprüde Osmanlı mimarisinden izler bulabilirsiniz. 72 metre uzunluğunda ve 5.85 metre genişliğindedir.

17- Demirköy Fatih Dökümhanesi

Demirköy Fatih Dökümhanesi

Yalnızca Vize değil, bir şehir olarak Kırklareli, İstanbul‘un fethinde önemli bir rol oynamıştır. İstanbul defalarca kuşatılmasına rağmen surlar aşılamamış ve birçok farklı strateji denenmiştir. Gerçek bir deha olan II. Mehmet, uzun menzilli toplarla surları aşmış ve İstanbul’u fethetmiştir.

O dönem, İstanbul’a yakın ve güvenli bir maden köyü olan Demirköy’de, 15. yüzyılın en gelişmiş dökümhanelerinden biri kurulmuştur. Burada üretilen toplar İstanbul’un fethi sırasında kullanıldığı için Fatih Dökümhanesi olarak anılıyor. 2001 yılında başlatılan çalışmalarla, kalıntılarına ulaşılan dökümhane, özellikle İğneada’ya gidenlerin ol üzerinde en az bir kez uğradıkları bir yer.

PinKırklareli’nin tarihi yerleri listemize ek, tavsiye gezi noktalarını aşağıda yer alan yorumlar kısmından bizlere iletebilirsiniz.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.