Kıyı şeridi bölgesinde özellikle plajları ve doğal güzellikleri ile dikkat çeken Cunda’nın tarihi noktalarını listelediğimiz Cunda tarihi yerler yazımız hayli ilgi çekici…

Cunda tarihi hakkında; MÖ. 1500’lü yıllardan itibaren Ada’nın ev sahibi ve sakini olan Rumlar, Cunda’nin tarihi konusunda başrolü oynayan faktörlerin başında gelmektedir. Diğer adıyla Alibey Adası’nın sokakların dolaştığınızda Cunda’nın tarihi için Rumların etkisinin ne denli büyük olduğunu rahatlıkla hissedebiliyorsunuz.

Adanın bugün ismi olan Alibey isminin ise önemli bir hikayesi bulunuyor: Kurtuluş mücadelesi sırasında padişah, adanın Yunanlılara teslim olmasını istemiştir. Ada buna karşı gelmiş, Yarbay Ali Çetinkaya önderliğinde muhteşem bir direniş örneği göstermiştir. “Cunda” ismi ise Piri Reis’in önemli denizcilik eseri olan Kitab-ı Bahriye’de geçen “Yund” teriminden gelmektedir. Günümüzde her iki isim de aktif olarak kullanılmakta olduğu için iki ismi de duymanız mümkün olmaktadır.

1700’lü yıllarda Osmanlı’nın Ruslarla yaptığı bir savaş sırasında Hasan Paşa ve silah arkadaşlarının Cunda’ya sığındığı ve bölge halkının ve papazının sığınan askerlere çok iyi davrandığı hikaye edilmektedir. Bu davranışları nedeniyle Osmanlı tarafından imtiyazlara sahip olması adanın zamanın şartlarına göre daha hızlı bir şekilde gelişmesine olanak tanımıştır.

Adadaki Rum nüfusu 1920’li yıllara kadar büyük bir çoğunluğa sahipken, 1923 senesinde  gerçekleştirilen mübadele sonrası Rumların Yunanistan’a, Türklerin de Yunanistan’dan zorunlu göçü başlar. Cunda’ya da coğrafi yakınlığından dolayı Girit ve Midilli bölgesinde yaşayan Türkler yerleştirilmiş ve bölgedeki Türk nüfusu ağırlık kazanmıştır.

Cunda’nın en ünlüleri; Elbette yel değirmeni Cunda Adası’nın en ünlü noktası konumunda bulunuyor. Bu nedenle bu tarihi yer değirmenini mutlaka görmeli ve muhteşem manzaranın tadını çıkarıp bir hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmemelisiniz.

Cunda gezi tavsiyesi; Muhteşem deniz yemeklerini ve leziz Girit mutfağını deneyimlemeden Cunda’dan ayrılmak elbette olmaz. Ortunç Koyu, Patriça Koyu, Çataltepe Plajı, Duba Plajı, Kara Ada gibi birbirinden etkileyici doğal güzelliklerden denize girmenin keyfi de bir başka olacak.

Müzekart; Ege’deki en önemli turistik duraklardan biri olan Cunda’daki tarihi yerler gezinizi gerçekleştirirken herhangi bir müze karta ihtiyacınız olmayacak.

Müzeler

1. Taksiyarhis Kilisesi (Rahmi M. Koç Müzesi)

Taksiyarhis Kilisesi

Burası neresi? Taksiyarhis Kilisesi, Cunda’nın en önemli tarihi binaları arasında bulunuyor. Cunda Adası’nın tam ortasında bulunan yapı, 1873 yılında, daha önceki yıkılan kilisenin temelleri üzerine inşa edilmiştir. Yapılırken Cebrail ve Mikail isimli meleklere ithaf edilen kilisenin ismi “Koruyucu Baş Melekler”den gelmektedir. Sarımsak taşı ile inşa edilen kilisenin mimarisinde Neo-klasik akımın etkileri görülmektedir.

2011 yılında Rahmi Koç Müzecilik Vakfı’na tahsis edilen kilise, 2014 yılında müze olarak ziyaretçilerini kabul etmeye başlamıştır. Müze olarak değerlendirilen binada vakıf tarafından getirtilen 1600’lü yıllardan günümüze kadarki dönem içinde üretilmiş çeşitli oyuncaklar, buharlı makineler, deniz aletleri, bebek arabaları, motorlu araçlar gibi çok çeşitli nesneler sergilenmektedir.

Neden gitmeliyim? Rahmi M. Koç Müzesi, profesyonel bir şekilde hazırlanmış müzesi ve muhteşem kilise mimarisi ile ziyaretçilerin bir taşla iki kuş vuracağı muhteşem yerlerden biri. Bu nedenle Cunda’nın önemli tarihi yerleri arasında olduğunu düşündüğümüz bu müzeye mutlaka zaman ayırmanızı öneriyoruz.

  • Adres: Namık Kemal, Şeref Sk. No:28, 10405 Ayvalık/Balıkesir
  • Telefon: (0266) 327 27 34
  • Ziyaret saatleri: 1 Ekim-31 Mart 10.00-17.00, 1 Nisan-30 Eylül 10.00-19.00. Müze, pazartesi günleri kapalıdır.
  • Giriş ücreti: Normal 5₺, Öğrenci 2₺
  • Web sitesi
  • Yol tarifi al >

Mimari Yapılar

2. Taş Kahve

Taş Kahve

Burası neresi? Taş Kahve, Cunda’nın en çok zaman geçirilen ve canlı olan mimari ve tarihi yapılarının başında gelmektedir. Bu nedenle Cunda’ya gelenler için Taş Kahve’de zaman geçirmek, olmazsa olmaz etkinliklerden biridir. Bina eşsiz güzelliği ile Yeşilçam’ın pek çok filminde de fonda görünmüştür. Yüksek tavanı ile dikkat çeken tarihi binanın içinde dolaşan kırlangıçlar ise kahvenin sembolleri olarak sayılmaktadır. Kahvenin Girit’ten mübadele sonrası gelen bir aile tarafından 3 nesildir işletilen bir mekan olması da burayı anlamlı kılmaktadır.

Adada günün yorgunluğunu atmak için en ideal yerlerden biri Taş Kahve. Burada yediden yetmişe herkesi görebilmeniz mümkün. 1800’lerin sonunda Rumlar tarafından inşa edilen kahvehane, tarihte farklı amaçlar için kullanılmış. Bir zamanlar gazino olarak kullanılan Taş Kahve, günümüzde sadece insanlar tarafından tercih edilen bir yer değil. Öyle ki kahvehanenin içinde zaman zaman kuş yuvası bile görmek mümkün. Kahvehaneye uğrarsanız mutlaka dibek kahvesi, damla sakızlı Türk kahvesi veya ev yapımı limonatanın tadına bakmalısınız.

Neden gitmeliyim? Cunda’nın en güzel mekanlarından biri olması ve muhteşem sakızlı dondurmasıyla Türk kahvesi ile Cunda’nın simge yapılarından biridir. Bu da burayı görmeyi farz kılmaktadır. 🙂 Sarımsak taşı ile inşa edilmiş olması ve bölgenin mimari özelliklerinin incelenmesi açısından da bina oldukça önemlidir.

  • Adres: Alibey Adası, Sahil Boyu No:20, 10405 Cunda/ayvalık/Ayvalık/Ayvalık/Balıkesir
  • Telefon: (0266) 327 11 66
  • Ziyaret saatleri: Her gün 07.00-02.00
  • Giriş ücreti: Ücretsiz
  • Web sitesi
  • Yol tarifi al >

3. Despot’un Evi

Despot Evi
Görsel Kaynak: pinterest.com

Burası neresi? Cunda’nın en eski ve tarihi yapıların arasında bulunan Despot Evi, hikayesi ile de ilgi çekmektedir. Despotluk, Rum Ortodoks dininde din adamları için verilen bir rütbedir ve Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı sırada, halk sevinç göstergesi olarak Despot’a büyük miktarlarda bağışta bulunmuştur. Despot da doğum yeri olan Cunda’ya gelirken bağışları da yanında getirmiş ve paranın büyük bir kısmını kullanarak 1862 senesinde bu binayı yaptırmıştır. Söylentiye göre Despot’un evine gelen hırsızlar kendisini öldürmüş ve evde buldukları servet ile kayıplara karışmıştır.

Despot’un ölümünden sonra bina Osmanlı tarafından devlet dairesi olarak kullanılmıştır. Bina, 1921 senesinden sonra ise öksüzler için bir barınak olarak değerlendirilmiştir. 1980 sonrası kaderine terk edilen bina, zarar görse de günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Yapı, 2018 senesinde doğallığı bozulmadan restore edilerek otel olarak da işletilmeye başlanmıştır.

Neden gitmeliyim? Despot’un Evi günümüzde ziyarete kapalı olsa da fotoğraf tutkunları için muhteşem bir stüdyo görevi görmektedir. Bu nedenle eğer fotoğrafa meraklı iseniz mutlaka bu tarihi yapıyı ziyaret etmenizi öneriyoruz.

  • Adres: Cunda Adası, Mithatpaşa mh. Mektep Sk. N:2/2, 10400 Ayvalık/Balıkesir
  • Telefon: (0266) 327 19 00
  • Ziyaret saatleri: Gün boyu
  • Giriş ücreti: Ücretsiz
  • Yol tarifi al >

4. Tarihi Yel Değirmeni

Tarihi Yel Değirmeni

Burası neresi? Agios Yannis Kilisesi ile birlikte 1800’lü yıllarda inşa edildiği düşünülen Yel Değirmeni, eski dönemde un yapımı için kullanılıyormuş. Günümüzde ise Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı himayesi altına girmiş bir kafe hizmeti veriyor. Muazzam Cunda manzarasına karşı, bir şeyler içmek veya yemek yemek için tercih edebileceğiniz yel değirmeni aynı zamanda genç çiftlerin fotoğraf molası verdikleri popüler gezi noktalarından biri.

Neden gitmeliyim? Agios Yannis Kilisesi ile yan yana olması nedeniyle bölgeye gelenlerin mutlaka uğradığı yerler arasında bulunuyor. Fotoğraf çekimi için de, özellikle gün batımı esnasında muhteşem bir fon oluşturması yel değirmenini Cunda’nın simge yapılarından biri yapmaktadır.

  • Adres: Agios Yannis Kilisesi, Aşıklar Tepesi, Balıkesir
  • Ziyaret saatleri: Gün boyu
  • Giriş ücreti: Ücretsiz
  • Yol tarifi al >

5. Anelemmatik Güneş Saati

Anelemmatik Güneş Saati
Görsel Kaynak: sevgeztat.com

Burası neresi? 2004 yılında bölgenin ünlü ismi Cundalı Erol’un vefatının anısına, Ayvalık Belediyesi tarafından yaptırılan Anelemmatik Güneş Saati, Cunda sahilinde Mavi Pansiyon’un karşı kaldırımında yer almaktadır. Saat takmayı sevmeyen ziyaretçiler için zamanı öğrenmek için en keyifli yollardan biri 🙂

Çeşitli kaynaklarda Güneş Saatinin kullanma mantığı şu şekilde anlatılmıştır: 

“Elips biçimindeki yuvarlak çizginin arasında bulunan 12 saatlik zaman dilimlerini, o an hangi ayın içindeyseniz, ayların yazıldığı bölümün üzerinde durarak, yerdeki 2 saatlik rakamların üzerinde gölgeniz hangi saat aralığını gösteriyorsa, o an saatin kaç olduğunu anlayabiliyorsunuz. Güneş saatinin gölgenizden gösterdiği zaman diliminin, kolunuzdaki saate baktığınızda aynı zaman dilimi olduğunu göreceksiniz’’.

Neden gitmeliyim? Her ne kadar yapım yılı olarak tarihi bir değeri olmasa da işlev bakımından yüzyıllar öncesine dayanan bir bilim örneği olması nedeniyle bu önemli bilim eserini görmenizi ve kendi saatinizle doğruluğunu kontrol etmenizi öneriyoruz ve özellikle de çocuklu ailelerin bu keyifli durağı es geçmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Manastırlar

6. Ayışığı Manastırı

Ayışığı Manastırı
Görsel Kaynak: pinterest.com

Burası neresi? Yapım yılı tam olarak bilinmeyen Ayışığı Manastırı’nın 18. yüzyılın son çeyreğinde inşa edildiği düşünülmektedir. Manastırın inşasında sarımsak taşı kullanılmıştır. Doğu yönüne bakan manastır, dört kemerli bir planla inşa edilmiştir. Katerinli Fahrettin Bey’in zeytinliğinin sınırlarında olması ve kendisi tarafından bakımlarının yapılması, manastırın yok olmasını önlemiş ancak kendisinin ölümü ile defineciler tarafından manastır istila edilmiştir.

2003 yılında satılığa çıkarılan manastır arazisi Suzan Sabancı tarafından satın alınmıştır. 2009 yılında özel mülkiyet statüsüne kavuşan arazideki manastır, restore edilerek bugünkü görünümüne kavuşmuş ve 2011 yılından itibaren kısıtlı bir zaman dilimi içinde ziyarete açılmıştır.

Neden gitmeliyim? Manastır, özellikle harikulade manzarası ile ziyaretçileri kendisine hayran bırakmaktadır.

  • Adres: Pateçira Yarımadası, Ayvalık, Balıkesir
  • Ziyaret saatleri: Sadece çarşamba günleri 10.00-15.00 saatleri arası ziyaret edilebilmektedir. Bu nedenle ziyaretinizi çarşamba gününe denk getirmeniz gerekmektedir.
  • Giriş ücreti: Tam 10₺, İndirimli 7₺
  • Yol tarifi al >

7. Taşlı Manastır (Tımarhane Adası)

Burası neresi? Osmanlı döneminde alkolden dolayı sarhoş olan ya da çeşitli psikolojik sıkıntıları bulunan Rumların kendilerine gelmeleri için konduğu rivayet edilen Tımarhane Adası da vakti olanlar için Cunda’da görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır. Adaya bırakılanların rüzgar sesi ve doğal güzelliklerle tedavi olması sağlanmaktaydı. Ada içinde bir de Taşlı Manastır (Agia Paraskevi) isminde manastırın kalıntıları bulunuyor ancak geriye çok fazla bir şey kalmadığını belirtmeliyiz. Ada ismiyle bütünleşik garip şekilli kayalarla uzaktan görenleri hayrete düşüren sıra dışı noktalardan biridir.

Kiliseler

8. Agios Yannis Kilisesi

Agios Yannis Kilisesi

Burası neresi? Aşıklar Tepesi’nde bulunan Agios Yannis Kilisesi, tepede görülmesi gereken en önemli tarihi noktaların başında gelmektedir. Tepeye kadar çıkmışken uğramanızı şiddetle tavsiye ettiğimiz kilisenin yapımı ise tam olarak tarihi bilinmeyen geçmiş bir döneme ait.. Eski dönemde Edremitli iki keşiş, Aşıklar Tepesi’ni keşfeder ve Aziz Yahya’ya adayacakları bir kilise inşa etme kararı alırlar ve böylelikle kilise inşa edilir.

1989 yılında 1. Derece arkeolojik sit alanı ilan edilen Agios Yannis Kilisesi, Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından himayesi altına alınmış ve restore edilmiştir. Oldukça ince bir işçilikle, moloz ve kesme taşlarla inşa edilmiş olan yapının süslemeleri de hayli ilgi çekicidir.

Neden gitmeliyim? Kilisenin olduğu nokta bugün hem Necdet Kent Kütüphanesi’ne hem de tarihi yel değirmenine ev sahipliği yapıyor. Kilise içerisinde 1449 yılında tamamlanan Kitab-ı Muhammediye adında yaratılış ve şapele ait ikon resimler yer alıyor.

  • Adres: Namık Kemal, 15 Eylül Cd. No:36, 10400 Ayvalık/Balıkesir
  • Ziyaret saatleri: Pazartesi günleri dışında 09.00-7.30
  • Giriş ücreti: Ücretsiz
  • Yol tarifi al >

9. Panaya Kilisesi

Burası neresi? 1863 yılında inşa edildiği düşünülen Panaya Kilisesi, Cunda’nın tarihi yapıları arasında dikkat çeken yapılardan biridir. Günümüze yıkık duvarlar dışında pek de bir şey kalmayan kilisenin İzmir Bergama Müzesi’nde çanı sergileniyor. Kilise yapımında ise çevre bölgelerden toplanmış siyah granit taşlar, Sarımsak Taşı ve Nesos Antik Kenti’nden getirilmiş taşlar kullanılmıştır.

Neden gitmeliyim? Cunda Adası’nın yapıldığı dönemdeki en görkemli ve en büyük kilisesi olarak gösterilen Panaya Kilisesi, tarih severlerin dikkatini çeken yerler arasında yer alıyor.

  • Adres: Mithatpaşa, 10400 Ayvalık/Balıkesir
  • Ziyaret saatleri: Gün boyu
  • Giriş ücreti: Ücretsiz
  • Yol tarifi al >

Eğer siz de Cunda’da mutlaka görülmesi gereken tarihi yerler hakkında fikirlerinizi belirtmek isterseniz yorum kısmında düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.