Detroit

Amerika’nın kuzeyinde, Kanada sınırında bulunan Detroit, Michigan eyaletine bağlı olan en büyük şehirdir. 2017 verilerine göre şehrin nüfusu 673.104; metropol nüfusu ise 5,2 milyondur. Bu rakamlarla Amerika’nın en büyük 11. şehri olan Detroit, siyahi nüfusun çoğunluğu oluşturması sebebiyle ”Siyah Şehir” olarak anılmaktadır.

Bir dönem sıkıntılı günler yaşayıp, iflasın eşiğine gelen, hatta FBI verilerine göre ABD’nin en tehlikeli şehirleri sıralamasında birinci olan Detroit, önceden Amerika’nın en önemli ekonomi merkezlerinden biriydi. 1896 yılında Henry Ford tarafından dünyanın ilk arabasının üretilmesiyle ünlenen şehir, Bu tarihten sonra birden fazla otomobil fabrikasına ev sahipliği yapmaya ve otomotiv sektörünün başkenti olarak anılmaya başlamıştır. Hatta bu özelliği hasebiyle halk tarafından ”Motor City” ya da ”Motown”olarak adlandırılmıştır.

1701’de Fransız bir tüccar tarafından kurulan kent, Ponturétine du Détroit adını almış, daha sonra bu isim ”boğaz” anlamına gelen Detroit olarak kısaltılmıştır. Süre gelen yıllar içinde ABD’nin ele geçirdiği şehir, 1805’den 1847′ ye kadar Michigan eyaletine başkentlik yapmıştır. Detroit, Amerika’daki ilk zenci isyanlarına ev sahipliği yapması bakımından önemlidir.

Lakin 1967’de gerçekleşen ırk temelli ayaklanmanın etkilerinden kurtulamamış ve hala toparlanamamıştır. Yaşananların etkisiyle kendini yenileyemeyen, eski ve ürkütücü bir görünüme sahip olan Detroit, turizm açısından pek tercih edilen bir yer değildir.

Detroit, hem tekno müziğin doğduğu yer hem de Eminem, Madonna, Aretha Franklin gibi dünya çapında şöhret sahibi olan bazı ünlülerin doğup, yetiştiği bir şehirdir. Aynı zamanda ilk plak şirketi ”Motown” yine burada, Bery Gordy tarafından kurulmuştur. Şehirdeki en önemli müzik mekanları Auburn Hills Sarayı ve DTE Energy Müzik Tiyatrosu‘dur.

Bunun yanı sıra, Amerika-Afrika kültürünü yansıtan canlı müzik mekanları ve kulüpleriyle, gece hayatı açısından birçok imkana sahip olsa da sokak çetelerinden dolayı tehlikeli bir yer olduğu için insanların geç saatlere kadar dışarda kalması tavsiye edilmez. Ama biz yine de mekanlardan birine girip, ünlü Michigan şarabından tatmanızı öneriyoruz.

Detroit, turizm endüstrisinde gelişememiş olsa da Amerika’nın en büyük ada parkı olan ”Belle Isle Park”a ev sahipliği yapmaktadır. Söz konusu parkta golf sahasından, müzelere, basketboldan, beysbol sahalarına kadar birçok etkinlik alanı bulunmaktadır.

Bunun dışında, şehirde ”Greektown, Afro-Amerikan Tarih Müzesi, Wayne Kalesi, St. Anne de Detroit Katolik Kilisesi ve Eastern Market” gibi gezip görülmesi gereken birçok yer vardır. Ayrıca şehir, Amerika’nın en uzun oteli olan Marriott Oteli’ne ev sahipliği yapmaktadır.

Amerika’nın en çok cips tüketilen şehri olan Detroit’te, balıkçılık gelişmiş olduğu için mutfaklarda genelde deniz ürünleri kullanılmaktadır. Bunun dışında, şehirde Michigan usulü pizzanın ve yunan mutfağına ait yemeklerin oldukça meşhur olduğunu söylemeden geçmeyelim. Ayrıca Detroit, ABD’nin en eski sodası olan Vernor’ın zencefilli gazozuna sahiptir.

Ulaşımın fazla gelişmediği şehirde, genellikle otobüs ve taksi kullanılmaktadır. Tek kullanımlık otobüs ücreti ise 1,50$’dır.

Karasal-ılıman bir iklime sahip olan Detroit, her mevsim yağış alan ve yıl içerisinde buz yağmurları görülen bir yerdir. Yazlar, ılıman ve bol yağışlı geçerken, kışlar sert ve soğuk geçmektedir. Dolayısıyla, Detroit seyahati için en uygun zaman, sıcaklığın ortalama 13 derece olduğu nisan ve mayıs ayları olacaktır.

Türkiye’den direkt uçuş düzenlenmediği için Chicago’dan aktarma yaparak Detroit Havaalanı’na ulaşabilirsiniz. Yolculuk, aktarma da dâhil olmak üzere ortalama 15 saat sürmektedir. Havaalanından şehir merkezine, taksiyle, yaklaşık 40 dakikada, 50 dolarlık bir ücret karşılığında ulaşabilirsiniz.