Glasgow

Clyde Nehri üzerine kurulu Glasgow şehri, İskoçya’nın en büyük Birleşik Krallık’ın ise Londra ve Birmingham’dan sonraki üçüncü büyük şehri. Modern şehir yapısı ve etkileyici tarihi yapılarıyla geçmiş ve günümüz arasında köprü kuran şehir ülkedeki en önemli turistik noktalardan biri. Ayrıca şehrin 4 üniversiteye ve İngiltere’nin en büyük limanına ev sahipliği yapması, Glasgow’u ticaret ve eğitimde de gelişmiş bir şehir statüsüne ulaştırıyor. Glasgow, 18. yüzyıldan itibaren İngiltere’nin Kuzey Amerika ve Batı Hint Adaları ile olan transatlantik ticaretinin ana merkezlerinden biri. Şehirde bulunan dört üniversiteden biri olan Glasgow Üniversitesi ise İngilizce konuşulan ülkelerdeki en eski 4. üniversite. Ayrıca üniversite dünyadaki en iyi 100 üniversiteden biri olarak da biliniyor.

Şehir tarihi mekanları gezmeyi seven ziyaretçileri için adeta bir cennet gibi. Glasgow’da müze, şato ve katedral gibi çok sayıda farklı tarihi yapı bulunuyor. Bunlardan; 12. yüzyıldan kalma devasa Glasgow Katedrali, Britanya’daki en güzel sivil bina sayılan ve 1888’de Kraliçe Victoria tarafından açılan City Chambers, en popüler turistik mekanlardan olan Kelvingrove Sanat Galerisi ve şehrin kalbinin attığı yer olan George Meydanı’nı mutlaka görmenizi öneriyoruz. George Meydanı etkileyici mimarisi dışında İtalyan Bölgesi’nde yer alan kafe, restoran, butik ve antikacı dükkanları sayesinde de turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Glasgow denince büyüleyici şatoları da es geçmek olmaz tabii. Stirling, Newark ve Dumbarton şatoları şehrin en bilindik şatoları arasında ilk sıralarda geliyor.

Glasgow için ülkenin hareketli şehri demek mümkün. Şehirde her mevsim farklı temada festival ve etkinlikler düzenleniyor. Festival coşkusuna ortak olmak için şubat ve mart aylarında Glasgow Film Festivali, mart-nisan aylarında Uluslararası Glasgow Komedi Festivali, haziran ayında Uluslararası Glasgow Caz ve West End festivallerine, ağustos ayında ise Merchant Şehri Festivali’ne katılım gösterebilirsiniz.

Şehirde festivaller dışında gece hayatı da hiç durmadan devam ediyor. Eğlencenin hiç bitmediği Glasgow’da her tarza göre bir mekan bulmak mümkün. Sınırsız eğlence, dans, müzik, lezzetli atıştırmalık ve kokteyller arıyorsanız Club Noir, Pretty Ugly Club ve Wild Cabaret’i tercih edebilirsiniz. Sesinizi müzikle birleştirmek ve karaoke coşkusuna katılmak için Hummingbird Karaoke’yi, İskoç ruhunu hissetmek içinse Sloan’s Friday Night Ceilidh’i ziyaret edebilirsiniz.

Glasgow’a Türkiye’den aktarmasız olarak gerçekleştirilen uçuşları tercih ederek gitmeniz mümkün. Uçuşlar yaklaşık 5 saat 20 dakika sürüyor. Şehirde Glasgow Havaalanı ve Glasgow Prestwick Havaalanı olmak üzere toplamda 2 havalimanı; ayrıca 2 de tren istasyonu hizmet veriyor. İskoçya’nın güneyi ve İngiltere’den gelen trenler 3 Central Station’a, Edinburgh ve Glasgow’un kuzeyinden gelenler 4 Queen Street Station’a geliyor. İskoçya’nın başka şehirlerinden gelenler trenle ulaşım sağlayabilirler.

İskoçya, Birleşik Krallık ülkelerinden biri olduğu için Glasgow ziyaretlerinizde Birleşik Krallık vizesi almanız gerekiyor. Alınan vizeyle Birleşik Krallık’ın 4 ülkesine de giriş yapabiliyorsunuz. Vize başvurularınızı İngiltere Konsolosluğu tarafından görevlendirilmiş olan TLS Contact veya İngiltere vize hizmet merkezlerinden yapabilirsiniz. Diplomatik pasaport sahipleri 6 ay içinde 90 günü aşmayan kısa ziyaretlerde vizeden muaflar.