Exeter

İngiltere’nin güneybatısında yer alan Exeter, şehrin içinden geçen Exe Nehri’nin doğusunda konumlanıyor. Eski dönemlerde Güneybatı İngiltere’nin merkezi olarak bilinen ve ülke çapında çok önemli bir yere sahip olan kent, günümüzde diğer şehirlere nazaran daha küçük bir yerleşim yeri olarak anılıyor. Şehirde bulunan üniversiteler ve dil okulları, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere seçkin bir eğitim sunuyor. Öğrenci nüfusunun fazla olmasıyla birlikte hareketli, şirin ve küçük bir şehir imajı yaratan Exeter, yaşam kalitesi açısından İngiltere’nin sayılı bölgeleri arasında yer alıyor. Tarihinin Romalılar dönemine kadar uzandığı şehir, Romalıların İngiltere’yi işgal etmelerinden sonra keşfedilmiş. Stratejik bir öneme sahip olan Exeter, savaş zamanında askeri bir üs olarak kullanılmış ve idari bir merkez halini almış. 1200’lü yıllarda halk için kurulan yerel pazarların, günümüzde fuar ve organizasyonların yapıldığı bir şehir olmasına büyük katkı sağladığı söylenebilir. 1638 yılında Exeter adını resmi olarak alan bölge, Amerikan Devrimi zamanında ise New Hampshire’nin başkenti olmuş. İkinci Dünya Savaşı sırasında hava bombardımanına tutularak yerle bir olan kent, 1950 yılında tüm yaralarını sarmaya başlayarak günümüzdeki halini almayı başarmış. 2017 yılında yapılan araştırmalar; şehir nüfusunun ortalama 10 bin civarında olduğunu gösteriyor. Sıcak ve ılıman bir iklime sahip olan Exeter’de en kurak aylarda bile yoğun yağışlara şahit olunabiliyor. Yıllık ortalama sıcaklık değeri yaklaşık 9,7 derece civarında seyrederken, haziran ayı yılın en kurak geçen ve ocak ise en fazla yağış alan dönemi olarak biliniyor. Ortalama 14-16 derece arasıyla temmuz en sıcak geçen ay iken ocak ayının ise 2-4 derece arasıyla en soğuk geçen dönem olduğu söylenebilir. Eğer gezi rotanızda Exeter şehrine de yer verecekseniz; planınızı yaz aylarında gerçekleştirmenizi öneririz. Şehrin simgesi olarak sayılan Exeter Katedrali, tarihi açıdan çok önemli bir yere sahip olup, turistler tarafından ziyaret edilen yerlerin başında geliyor. Gotik mimariden esinlenerek ile inşa edilmiş olan bu katedralin ihtişamlı yapısı mutlaka görülmeli. Sanata düşkün olanların severek gezecekleri Royal Albert Anıt Müzesi ve Sanat Galerisi; zooloji, antropoloji ve jeoloji alanında birden fazla eser ve tarihi kalıntıyı bünyesinde barındırıyor. Yemyeşil doğaya doyabileceğiniz Northernhay Bahçeleri, içerisinde bulunan heykeller, uzun yürüyüş alanları ve envai çeşit ağaçları ile ziyaretçiler için keyifli bir deneyim sunuyor. Türkiye üzerinden Exeter’e direkt uçuş seçeneği bulunmadığı için öncelikle Londra’ya gidip, oradan aktarma yapılarak şehre ulaşılması gerekiyor. Bölge küçük olduğu için şehir içinde yerel halk genellikle bisikletle yolculuk yapıyor. En çok kullanılan toplu taşıma aracı ise otobüs olarak biliniyor. Exeter’e gitmek isteyen bordo, yeşil ve gri pasaport sahiplerinin İngiltere vizesi alması gerekiyor. Siyah pasaport sahipleri ise vize almadan 180 gün içinde 90 günü aşmayarak ülkede bulunabilirler.

SON EKLENENLER